Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Tedavisi

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, özellikle son 10 yıldır sıkça kullandığımız kavramlardandır. Zira; daha öncesinde çok aşina olmadığımız bu bozukluk, günümüzde en sık rastlanan ve anne babaların en çok şikayet ettiği konu haline gelmiştir. Aslında geçmişte de annemlerimizin "bu çocuk yerinde duramıyor, çok hareketli, şımarık" diye tabir ettiği şikayetler, o dönemde çok da bilmediğimiz bu rahatsızlığın ta kendisidir.

Hiperaktivite

Özellikle okul öncesi ve okul çağında görülen bu rahatsızlık, çocuğun dikkatini toplaması ve hareketlerini kontrol edebilmesi ile alakalıdır. Ancak; bu rahatsızlık, bebeklik döneminde bile anlaşılabilir. Bebeklerde huzursuzluk, sürekli ağlama, yemek yememe ve tedirginlik şeklinde görülebilir. Bu rahatsızlık tarihte ilk kez, 1845 yılında Doktor Henrich Hoffman tarafından dile getirilmiş, daha sonra 1902'de George F. Still tarafından tekrar gündeme getirilmiştir.

Hiperaktivite "aşırı hareketlilik" anlamına gelmektedir. Ancak bu rahatsızlığı tanımlarken sadece aşırı hareketlilik terimini kullanmak yanlış olacaktır; zira, çok hareketli olmayan bir çocuk da bu rahatsızlığı yaşıyor olabilir. Çünkü, bu rahatsızlığın bir diğer belirgin göstergesi dikkat eksikliği ve dikkatin uzun süre bir noktada odaklanamaması şeklindedir. Bazı çocuklarda aşırı hareketlilik, bazılarında dikkat eksikliği, bazılarında ise her ikisinin görülmesi mümkündür.

Bu rahatsızlığın görülme riskini oranlarsak, her yüz çocuktan %4 ile %8 arası bu rahatsızlığı yaşamaktadır. Bu çocuklarda; sebepli sebepsiz hareket halinde olma isteği, sırasını bekleyememe, sabırlı olamama ve olaylara müdahale etme, çok konuşma, bir işi ya da oyunu sonuna kadar götürememe, düzensiz olma ve eşyalarını kaybetme, unutkanlık, ilgiyi bir yerde tutamama, diğer çocuklarla kavga ve geçinememe gibi şikayetler görülmektedir. Anne ve babalar, bu şikayetleri kolayca fark edebilse de rahatsızlığın kesin tespiti için bir uzmandan yardım alınmasında fayda vardır.

Bu hastalığın tedavisi için öncelikle bir uzman doktora başvurulması ve gerekli görülen tedavinin uzun süreli uygulanması önemlidir. Bu tedavi süreci ilaçla olabileceği gibi, belirli aralıklarla yapılacak terapilerle ya da her iki yöntem de kullanılarak yapılabilir. Bu tedavi sürecinde aktör, sadece çocuk değil; aynı zamanda anne babadır. Bu anlamda aile terapileri yapılabilir. Zira; ebeveyn davranışları, tepkileri, kişisel özellikleri ve ruh hali de çocuğun bu rahatsızlığını tetikleyebilir aynı zamanda tedavi sürecinde de büyük rol oynar.

Bu rahatsızlığın tedavisi için en çok kullanılan ilaç grubu stimulanlar denilen gruptur. Bu grupta olan ilaçlar, merkezi sinir sistemini uyararak beynin hareket ve dikkat merkezine etki eder. Bu ilaçların kısa sürede %70-80 oranında olumlu etkiler yarattığı bilinmektedir. Çocuğun yaşı, davranış bozukluğu, dikkat eksikliğinin derecesi ve kullanılan ilacın çocukta gösterdiği yan etkiye göre bu ilaçların kullanımı ile dozu değişebilir. En sık görülen yan etkiler iştah kaybı ve uykusuzluktur.

Bu rahatsızlığın tespit ve tedavisi için çeşitli kurum ve merkezler bulunmaktadır. İstanbul bu rahatsızlığın teşhis ve tedavisi konusunda diğer illere nazaran daha şanslıdır. Zira bu merkezlerin önemli bir kısmı İstanbul'dadır . Bahçelievlerde bulunan merkezimizde Psikolojik Danışmanlardan, Psikologlardan ve Psikayatrlardan yardım alabilirsiniz. Zira; ailelerin bu rahatsızlığı tanıması ve sorunu hareketlilik, şımarıklıktan öte bir hastalık olarak görmeleri tedavi süreci için son derece önemlidir. Bu davranış bozukluğu ve dikkat eksikliği ne kadar küçük yaşta fark edilir ve uzman eşliğinde tedavi yoluna gidilirse; gerek aile içinde, gerekse okulda ve sosyal çevrede çocuğun ilişkilerini düzenleyecek ve okul başarısını ve insan ilişkilerini artıracaktır.